Aykut Işıklar Michael Kuyucu'yu Anlattı
Magazin duayeni Aykut Işıklar köşesinde Michael Kuyucu'dan bahsetti
EDİTÖRÜN YORUMU
Devran Çağlar Adlı Adam
Öylesine ilginç bir ülkede yaşıyoruz ki kimin gerçek anlamda hakkı olan yerde olduğu , yada olduğu yeri hak ettiği gerçeğini hep sorguluyoruz.Sanırım ömrümüzün sonuna kadarda bu sorguya devam edeceğiz.İşte bu sorgulama süreci içinde Arabesk müzik dalında hak ettiği gerçek yerden çok uzakta olan bir vokali , Devran Çağlar'ı anımsadım albümünü görünce geçenlerde.O bir çok vokalin aksine kaliteli Arabesk albümlere imza atarak farklı olduğunu hatta zirveye oynaması gerektiğini ürünleri ile kanıtladı.
İlk albümü müzik marketlere çıktığında seksenlerin ikinci yarısında yeni bir Bülent Ersoy'un varlığından söz ediliyordu.Muhteşem bir vokal , inanılmaz bir içtenlikle yorumlanan şarkılar ve başarılı bir repertuarı vardı bu genç adamın.Ama nedense ya birileri yada kader denen talih yada kim bilir belki de hatalı pazarlama stratejileri bu vokali hak ettiği yerden çok daha uzaklarda konumlandırmıştı.Öyle ki zirvede olması gereken bu vokal unutulmuş ve ender albüm yapar olmuştu.Bu başarılı vokalin bir takım güçler tarafından da engellendiği dahi konuşuluyordu fısıltı gazetelerinde.
Hakkı yenen nice yetenekli insandan sadece bir tanesi olan bu vokal 2003 yılında on şarkılık bir albümle tekrar müzik dünyasına döndü.Albümü dinlerken özlediğimiz bir vokalin kaliteli bir Arabesk albümün özlemini yaşadığımın farkına vardım.İlk dikkatimi çeken şey ise mankenlerin , atonal yorumcuların sevgili yada sansasyonel medyatikliklerinin getirisi olan sponsor yatırımları sayesinde yaptıkları albümlerin içinden fışkıran bol fotoğraflı şaşalı kitapçıklarının aksine onun albümünde tek sayfalık bir ön yüzle karşılaşmış olmam oldu.Hey sermaye senin gözünün yayını yiyeyim derken,bunun şaşkınlığını henüz üstümden atmadan arka kapakta “mavi” den aldığı mütevazı t'shirtle çekilen normal fotoğrafları gördüm ,bir an için yine o parlak medyatik bayanların albümüne sponsor olan firmalar geldi aklıma , “atın paranızı sokağa babalar atın, yazık size o reklam ve pazarlama diplomalarını verenlere yazık....” diye söylendim kendi kendime.
Albümü dinlerken olumsuz ekonomik şartlarda hazırlanan bir albüm için inanılmaz başarılı bir sound ve her zaman ki başarılı bir Devran Çağlar yorumu ile karşılaştım.Şarkılarını yine gümbür gümbür yüreğinden geldiği gibi yorumluyordu genç adam.On şarkının yer aldığı albümde ritmik şarkılar sıradan olsa da slowlar öylesine içten düzenlenmiş ve yorumlanmıştı ki.Özellikle Uğur Bayar'ı bu konuda tebrik etmek gerekiyor , o keman partisyonları , çağdaş davul soundları ile sağlam bir sound oluşturdu bu albümde.Kemanlar öylesine yoğunki albümde muhteşem partisyonlarla karşılaştım dinlerken heyecanlandım, kendimden geçtim.İşin güzel tarafı keman partisyonları klasik müzik ile Mısır müziğinin partisyonlarının alışılagelmiş pes tonunda değil de daha orta bir tondan çalınması oldu.Böylece daha kaliteli bir hava yakalayan albümü dinlerken yer yer senfonik bir müzik dinletisinde kaptırdım kendimi.Hele birde yıllar önce Bülent Ersoy'dan dinlediğimiz “Sensiz Yaşamaya Alışacağım” adlı şarkıyı dinlerken öyle bir kendimden geçtim ki , tek o değil beni heyecanlandıran slowlar tek kelime ile harikaydı albümde , kaç gündür etrafımın şaşkın bakışları altında elimden düşürmediğim bir albüm oldu bu.Bu albüm duygusallığı da tüketim malzemesi yapan günümüz trendlerinde nasıl idrak edilir bilmiyorum ama bir şey biliyorum o da bu Devran Çağlar denen çocuğun hak ettiği yerin çok ama çok gerisinde olduğu, yazık .....
İlk albümü müzik marketlere çıktığında seksenlerin ikinci yarısında yeni bir Bülent Ersoy'un varlığından söz ediliyordu.Muhteşem bir vokal , inanılmaz bir içtenlikle yorumlanan şarkılar ve başarılı bir repertuarı vardı bu genç adamın.Ama nedense ya birileri yada kader denen talih yada kim bilir belki de hatalı pazarlama stratejileri bu vokali hak ettiği yerden çok daha uzaklarda konumlandırmıştı.Öyle ki zirvede olması gereken bu vokal unutulmuş ve ender albüm yapar olmuştu.Bu başarılı vokalin bir takım güçler tarafından da engellendiği dahi konuşuluyordu fısıltı gazetelerinde.
Hakkı yenen nice yetenekli insandan sadece bir tanesi olan bu vokal 2003 yılında on şarkılık bir albümle tekrar müzik dünyasına döndü.Albümü dinlerken özlediğimiz bir vokalin kaliteli bir Arabesk albümün özlemini yaşadığımın farkına vardım.İlk dikkatimi çeken şey ise mankenlerin , atonal yorumcuların sevgili yada sansasyonel medyatikliklerinin getirisi olan sponsor yatırımları sayesinde yaptıkları albümlerin içinden fışkıran bol fotoğraflı şaşalı kitapçıklarının aksine onun albümünde tek sayfalık bir ön yüzle karşılaşmış olmam oldu.Hey sermaye senin gözünün yayını yiyeyim derken,bunun şaşkınlığını henüz üstümden atmadan arka kapakta “mavi” den aldığı mütevazı t'shirtle çekilen normal fotoğrafları gördüm ,bir an için yine o parlak medyatik bayanların albümüne sponsor olan firmalar geldi aklıma , “atın paranızı sokağa babalar atın, yazık size o reklam ve pazarlama diplomalarını verenlere yazık....” diye söylendim kendi kendime.
Albümü dinlerken olumsuz ekonomik şartlarda hazırlanan bir albüm için inanılmaz başarılı bir sound ve her zaman ki başarılı bir Devran Çağlar yorumu ile karşılaştım.Şarkılarını yine gümbür gümbür yüreğinden geldiği gibi yorumluyordu genç adam.On şarkının yer aldığı albümde ritmik şarkılar sıradan olsa da slowlar öylesine içten düzenlenmiş ve yorumlanmıştı ki.Özellikle Uğur Bayar'ı bu konuda tebrik etmek gerekiyor , o keman partisyonları , çağdaş davul soundları ile sağlam bir sound oluşturdu bu albümde.Kemanlar öylesine yoğunki albümde muhteşem partisyonlarla karşılaştım dinlerken heyecanlandım, kendimden geçtim.İşin güzel tarafı keman partisyonları klasik müzik ile Mısır müziğinin partisyonlarının alışılagelmiş pes tonunda değil de daha orta bir tondan çalınması oldu.Böylece daha kaliteli bir hava yakalayan albümü dinlerken yer yer senfonik bir müzik dinletisinde kaptırdım kendimi.Hele birde yıllar önce Bülent Ersoy'dan dinlediğimiz “Sensiz Yaşamaya Alışacağım” adlı şarkıyı dinlerken öyle bir kendimden geçtim ki , tek o değil beni heyecanlandıran slowlar tek kelime ile harikaydı albümde , kaç gündür etrafımın şaşkın bakışları altında elimden düşürmediğim bir albüm oldu bu.Bu albüm duygusallığı da tüketim malzemesi yapan günümüz trendlerinde nasıl idrak edilir bilmiyorum ama bir şey biliyorum o da bu Devran Çağlar denen çocuğun hak ettiği yerin çok ama çok gerisinde olduğu, yazık .....
İlgili Diğer Haberler
- Eurovision İsrail Meselesi
- 2011 Yılının Müzik Karnesi
- Aynur Aydın Dünyaya Açılıyor
- Dizi Müziklerini Hafife Almayın
- Pınar Aylin ile HİT 70'ler
- Michael Kuyucu'nun Eurovision Adayları
- Doktor Ferhat Göçer Ameliyathaneye Lütfen
- Hande & Sinan Eurovision'a !
- Yetenekli Babanın Yetenekli Oğulları
- Müzik Kanallarının Meydan Savaşı
- Paşa Remixlendi
- Tarih Kokan Greek Albümleri
- Eskiler Dimdik Ayakta
- Türkiye'nin en Meşhur sanatçıları kim ?
- Türk Popunda düet bereketi var
- İyi bir Albüm Yapmayın iyi Tanıtım Yapın !
- Başımızın Belası No Name Sanatçılar
- 15 Yılda Ne Hale Geldik !
- EGE'nin düştüğü zor durum
- Kayahan'ın HUKUK Savaşı

















Eurovision İsrail Meselesi
Michael Kuyucu BirGün Gazetesindeki köşesinde Eurovision ile Maria Rita Epik'in 1979 yılındaki masalını kaleme aldı