Cenk Eren – Repertuvar Ferdi Özbeğen Şarkıları ( Şafak Karaman Prd.- 2016)

Cenk Eren – Repertuvar Ferdi Özbeğen Şarkıları ( Şafak Karaman Prd.- 2016)

Cenk Eren, “Repertuvar Tanju Okan” adlı başarılı olan ilk tematik albümünden sonra “Ferdi Özbeğen Şarkıları” adlı ikinci tematik albümünde bu usta yorumcunun klasiklerini seslendirdi. Cenk Eren, kırka yakın albüm yapmış, milyonlarca albümü satmış ve albümlerinden “bir lira” bile kazanamamış bir efsanenin diskografisinden seçtiği on klasiği Sarp Özdemiroğlu’nun başarılı düzenlemeleri ile tekrar yorumladı. Albüm kapağından, albümün içinde yer alan kitapçığa kadar her şeyi ile dört dörtlük bir çalışma olmuş. Albüm kitapçığında şarkıların orijinallerinin yer aldığı plaklar hakkında künye bilgilerinin yanı sıra, şarkı yazarlarının, şarkıların hikayelerine dair verdiği bilgiler yer alıyor. Single modasına uyan ucuzcu müzik tayfası bize albümleri ve albümlerin içinden çıkan kitapçıkları unutturdu. İşte böyle bir dönemde böyle bir albüm görmek beni çok mutlu etti. 


Albümün ilk klip şarkısı yetmişlerde Selda Bağcan’ın seslendirdiği, 1984 yılında Ferdi Özbeğen’in yeniden seslendirerek hit haline getirdiği “O Günler” adlı şarkı olmuş. “Ne varsa her şey hatırımda, sanki daha dünmüş gibi… Senden gelen senin olan, ne varsa her şey hatırımda… Ahhh O günler, o günler…” diyor şarkı. Günümüz kaoslarla dolu Türkiye ortamında hepimizin özlediği bir “o gün” var. Belki yaşadığınız ve özlediğiniz bir “o gün” , veya hayallerinizde yaşattığınız ama bir türlü gelmeyen bir “o gün” var hepimizin gönlünde. İşte bu şarkı “o gün”leri hissettiriyor yüreklerde.

Albümde alkışı hak eden en önemli isimlerden biri de albümün aranjörlüğünü üstelenen Sarp Özdemiroğlu. Ferdi Özbeğen ile bir görüşmemde bana “ben albümlerinden bir lira almazdım, sadece en kaliteli orkestraların çalmasını ve şarkıların en iyi  biçimde icra edilmesini rica ederdim plakçımdan” demişti.  Nitekim de hep öyle olmuştu. Ferdi Özbeğen’in albümlerinin çoğunun aranjörlüğünü usta aranjör Osman İşmen yapmıştır. Timpanisinden, obuaya kadar, fagotundan davullardaki tom tomlara kadar (günümüz cahil ve paragöz müzisyenleri bu enstrümanları fazla tanımaz) aklınıza gelen her enstrümanı kullanmış ve senfonik bir lezzetle sunmuştu Osman İşmen. 

Ferdi Özbeğen albümlerini kaliteli kılan en önemli faktörlerden biri de bu olmuştu. Sarp Özdemiroğlu böylesine bir ustanın hazırladığı senfonik düzenlemelerin üzerine hazırladı Cenk Eren albümünü. Şunu söylemek isterim ki ufak tefek birkaç eksik olsa da alnının akıyla çıktı Sarp Özdemiroğlu bu işten.  Senfonik yaylıların uçan martı seslerini andırdığı kaliteli düzenlemeler hazırladı. Ondan Sarp’ı tebrik ediyorum.  Cenk Eren ise bu şarkıları çok ciddi bir disiplinle orijinallerine sadık kalarak, arada bazı kaçamak yorumlar da ekleyerek seslendirdi. Ortaya çok başarılı bir tematik proje çıktı.

Zeki Müren’in şiirini yazdığı “Kandil” adlı şarkıyı belki de hiç dinlemediniz. Bu şarkıda müziğin paşası vefa, dost, şefkat arayışını betimlemiş.  Zeki Müren bu şarkıda vefayı,” uzaklarda kalan bir his”, dostu “eski şarkılardan bir iz”, şefkati ise “bardaki sarışın kız” olarak adlandırmış. Nerden baksanız otuz beş – kırk yıl önce yazılan bu şarkıda görüyoruz ki insanlık hala aynı şeyleri arıyor ve maalesef bulamıyor.

Albümde orijinali Portekiz  napoliteni “Söyleyemedim” , Yunan bestesi “Ağla Halime” , Sezen Aksu klasiği “Büklüm Büklüm” , alaturka klasiklerinden “Dilek Taşı” ve Türkiye’ye Latin Amerika’dan gelen “Yok Yok Yalan Deme” gibi şarkılar var. Birde daha az bilinen ve beni zamanında çok ağlatan “Bir Şarkımız Vardı” adlı şarkı da eklenince kalite ile romantizmin ortak bir payda da buluştuğunu göreceksiniz. Albüm Mustafa Alpagut’un klasik bestesi “Satmışım Anasını” ile bitiyor. Bu şarkı da zamanında epey popüler olmuştu, Mustafa Alpagut albümün kitapçığında Ferdi Özbeğen’in bu şarkıdaki yorumu ile ilgili “Bazı şarkılar bazı şarkıcılara çok yakışır. Satmışım Anasını da öyle olmuştu. Onun sahnedeki ve plaktaki performansını hayata taşımıştı” yorumunu yaptı. Evet “Satmışım Anasını” Ferdi Özbeğen ile bütünleşmiş bir şarkıydı. O eğlence müziği yapsa da hiçbir zaman bunu ucuz bir biçimde yapmadı, hep kalitesini korudu. İşte Cenk Eren ile Ferdi Özbeğen arasındaki en önemli bağda bu. İkisi de eğlence ekolundan geliyorlar ama eğlence hiçbir zaman müziklerinin önüne geçmedi. Müzik her daim kaliteli bir biçimde onlarla eş kaldı. Pazardaki konumlandırmaları birbirine paralel olan iki yorumcu yan yana geldi. 

Bence proje başarılı oldu , ses getirdi ama hak ettiği başarıyı tam alamadı, bunda şüphesiz en büyük suç medya ve radyolarda. Nostalji müziğe öcü gibi bakan radyo kanalları , eski yorumcu ve sanatçılara hak ettiği değeri vermeyen ve özünü yitirmesine katkıda bulunan bir medya ortamında da zaten daha fazlası beklenemezdi. Bu albüm tüm zamanlar içinde satacak bir albüm, tüm zamanlar içinde değeri olacak bir proje. 

Bu tarz proje albümlerine çok ihtiyacımız var. Popüler müziğin çıstakları hepimizin beynini ve ruhunu zehirlediği bir dönemdeyiz. Özlenen bu şarkıların yeniden icra edilmesi kalitesizleşen popüler müziğe serum etkisi yapıyor.  Kimse kusuruma bakmasın şu an üretilen pop müzik şarkılarının hepsi aptal şarkılar, avam ve kalitesiz! Geçen ay radyo programımda Burcu Güneş’in bana söylediği gibi “kıro”..! Bu kıroluk devam ettiği sürece ülkemizin sanatta muasır medeniyet seviyesine çıkması imkânsız. Herkesin bu albümü dinleyip zamanında ne kadar kaliteli işler üretilmiş ne kadar senfonik eserler icra edilmiş diye bir düşünmesi lazım. Cenk Eren’e bu konuda öncülük ettiği için teşekkür ediyorum. Bu albümü dinleyin ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Albümde Yer Alan Şarkılar:

1. O Günler

2. Kandil

3. Yok Yok Yalan Deme

4. Bir Şarkımız Vardı

5. Dilektaşı

6. Ağla Halime

7. Seninle Aşkımız Eski Bir Roman

8. Söyleyemedim

9. Büklüm Büklüm

10. Satmışım Anasını

02.02.2017
FACEBOOK
TWİTTER
İNSTAGRAM