Ahmet Serkan MTV Öyküsünü Anlatıyor

Ahmet Serkan MTV Öyküsünü Anlatıyor

Sema Şimşek, Deniz Pulaş, Sibel Tan, Engin Koç, Aylin Arasıl, Zeliha Çal, Bilge Kara, Can Özsobay, Enis Bayraktar gibi isimlerin katılımıyla gerçekleştirdiği lansman konseri ile müzik piyasasına adım atan Ahmet Serkan , Funda Alkan'a aldığı konservatuvar eğitimden, çıkardığı ilk single çalışmasına kadar bir çok soruya içtenlikle yanıt verdi.


Müzik piyasasına ilk kez merhaba dediniz. Sizi tanımayan dinleyicileriniz için Ahmet Serkan kimdir? 

Mersinde doğdum, ilköğretim ve lise bittikten sonra 15-16 yaşlarındayken ailem her ne kadar geceleri çalışmamımı istemeseler de sahneye çıkmaya başladım. Daha sonra ailem en büyük destekçim oldu. Liseden sonra Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü’nü sınava katılan yüzlerce aday arasından tek erkek ses olarak kazandım ve burada dünyanın en önemli şan pedagoglarından biri olan Sir Roman Werlinski ile akademik eğitimime başladım. 3 yıl sonra ise İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavlarını tam not alarak kazandım. Burada birbirinden değerli profesörlerle çalıştım. Bir yandan da sahne hayatım devam etti. İstanbul’un yanı sıra Washington Seattle McCow Hall, Mercer Island Community Center ve Seattle Center gibi büyük konser salonları başta olmak üzere Amerika’da senede iki konser vermeye başladım. Artık çok kitleye ulaşabilmek şarkılarımı daha çok insanla paylaşabilmek adına da bir single çalışması gerçekleştirdim. Tabi bir yandan vokal koçluğu, şan hocalığı ve piyano eğitmeliği de yapmaya devam ediyorum.

Ahmet Serkan MTV Öyküsünü Anlatıyor

Operadan Türk-Pop müziğine geçişiniz nasıl oldu?

Aslında operadan Türk pop müziğine geçiş yapmak gibi birşey söz konusu değil. Ben konservatuvar eğitimime başlamadan öncede profesyonel sahne hayatıma devam ediyordum zaten. En son M.D.O.B sanatçılarının kurduğu jazz ve pop orkestrasının solistliğini yaparken müzisyen ailem benim dünya çapına bir ses olduğumu ve mutlaka opera eğitimi almamı söylediler. Bende Türkiye sınırları dahilinde alınabilicek en kapsamlı müzik eğitimin klasik batı müziği olduğunu düşünerek Mersin Üni.Dev.Kons Opera bölümü sınavlarını kazanıp akademik eğitimime başladım. Lakim her zaman pop ve jazz söylediğim sahne programları yapmaya devam ettim.

Yeni single çalışmanızın söz ve müziği size mi ait? Hikayesinden biraz bahsedermisiniz?

Evet, çıkış şarkım olan ‘Kimseye Anlatmıyorum’ isimli şarkımın sözü ve müziği bana ait. Herkesin farkedeceği üzere bir ayrılık şarkısı. Açıkcası bir çoğumuzun başına geldiği gibi terk edilmiştim ve oldukça uzun sürdü, durumu atlatmam. Hani o dönemlerde başka insanlar çıkar karşınıza ama kimseye kendini yeniden anlatmaya, yeni birilerini tanımaya hiç gücünüz olmaz, kimseyi yanınızda istemediğiniz dönemler vardır ya, işte tam öyle bir zamanda gitarımı alıp yazdığım bir şarkıdır.

İlk çıkışınız için bu seçim riskli değil mi?

Evet tabiki riskili ve oldukça zor. Hele ki, yaz ortasında slow bir ayrılık şarkısıyla çıkış yapmak… Ama eminim ki yaz aylarında da aşk acısı çeken insanlar vardır. Hayatım boyunca her zaman zor olana gözümü dikmişimdir. 

Ahmet Serkan MTV Öyküsünü Anlatıyor

Sahnede olmayı seviyor musunuz?

Tabiki. Çünkü sahne, benim için hayatın kendisidir. Hayatı ve hayattan tat almayı seven biriyim. Hayat sahne, sahnede hayattır.

Müzik, hayatınızın ne kadarını kaplıyor? 

Aslında bu sorunun cevabı çok kısa. Çünkü müzik hayatımın tamamını kapsıyor. Rüyamda bile çoğu zaman ya beste yapıyorum ya da sahnedeyim. Sürekli olarak stüdyoda orkestramla provalar yapıyor, yeni şarkılar seçiyorum. Bunların yanı sıra vokal ve okuma koçluğunu yaptığım şarkıcı dostlarım oluyor. Şan ve piyano dersi verdiğim öğrencilerim de var. Yani hayatımın her anında müzik var.

Biraz çocukluğunuzu anlatır mısınız? Nasıl bir ailede büyüdünüz?

90 lı yılların çocuğu olduğum için şimdi bakıyorumda çok güzel bir çocukluk geçirmişim. Devlet memuru annenin ve asker emeklisi, daha sonra ticaret yapan bir babanın ilk çocuğu olarak normal bir Türk ailesi olarak büyüdüm. Ben ve kız kardeşim. Annemin söylediği şarkılarla büyüdüm. Muhteşem bir sesi vardır annemin ve mükemmel  şarkı söyler. Babam, müzik yeteneğimi ve sesimi her ne kadar kendisinden aldığımı iddia etse de bu yeteneğin bana annemden geçtiğini biliyorum. Lakin bir tek bunu babam bilmiyor. (Gülüyor) Oldukça keyifli ve eğlenceli bir aile ortamı yani kısaca…

Çocukken  “Şarkıcı olacağım” der miydiniz?

Demezdim çünkü  çocukken bile şarkıcı olduğumun bilincindeydim. 5-6 yaşlarımdan itibaren sürekli şarkılar söyleyip başta annem ve babam olmak üzere tüm aile fertlerinden oluşan şeyirciler kurup şarkıcılık oyunları oynayarak büyüdüm. 

Yurtdışında da konserler veriyorsunuz. Bugüne kadar nerelerde sahne aldınız? 

Türkiye’de, İstanbul, Antalya, Ankara, Mersin gibi büyük şehirledeki çok önemli mekanlar ve konser salonlarının yanı sıra bu şehirlerdeki neredeyse bütün büyük 5 yıldızlı otellerde sahneye çıktım ve konserler verdim.  Amerika’da McCow Hall, Mercer Islan Community Center ve Seattle Center gibi büyük konser salonları olmak üzere bir çok yerde konser verdim ve devam ediyorum. Değerli dostum Sayın Batuhan BIYIKOĞLU’nun komite başkanlığını yaptığı ve TACAWA ‘nın ( Turkish American Cultural Association of Washington) düzenlediği TURKFEST’te her sene hem gala konserleri hem de festival kapsamında olmak üzere her sene iki konser veriyorum. 

Ahmet Serkan MTV Öyküsünü Anlatıyor

Yurtdışı programınız devam edecek mi?

Elbette. Misal, bu yıl Ekim aynın son yarısı ile Kasım ayının ilk haftası boyunca yine Amerika’da konserlerim var. Bu kez TURKEST Gala konserlerine ek olarak, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda da Amerika’da konser vericeğim. Amerika’nın yanı sıra Melbourne ve Sidney’de konser vermek için görüşmelerimiz devam ediyor.

İlk single çalışmanızla MTV sanatçıları arasına girdiniz. Nasıl hissediyorsunuz?

Tabiki MTV sanatçıları arasına girmek benim için güzel bir gelişme ve doğru adımlar attığımın bir göstergesi. Bunu asıl plandığım daha büyük başarılar için güzel bir basamak olarak görüyorum. Zira hayal ettiğim başarılar gerçekten çok büyük. Rahmetli Barış Manço’nun dediği gibi ‘Hayatta ne kadar büyük hayallerin varsa o kadar gerçek doğruların olur.’

Piyasayla ilgili korkularınız var mı?

Ben hiç bir zaman o kadar karamsar olup korkmadım. Ben seneler önce sahneye ilk adım attığımda müzisyen büyüklerim ‘piyasa çok kötü’ diyorlardı. Şimdi de ‘piyasa kötü’ diyorlar. Yani durum hep aynı aslında. Bence doğru şarkı doğru sesle bulunduğu zaman yaşanacak güzelliklerin önüne kimse geçemez. Tüm olay sadece doğru zaman, doğru şarkı ve doğru ses. Bunların hepsi bir araya geldiğinde herşey çorap söküğü gibi gelir.

Bundan sonrası için “Ya tutmazsa” endişesi duyuyor musunuz?

Bundan sonrası için  ‘’ya tutmazsa’’ diye bir endişem asla yok. Çünkü bu ilk single albümünden edindiğim deneyimler ve öğrendiğim şeylerle bundan sonra tutmayacak bir şarkıyla yola devam etmem söz konusu bile değil. Bundan sonra çıkartacağım şarkıların hepsi birbirinden güzel. Bu konuda asla mütevazi olamayacağım maalesef ama beni yeni tanıyan tüm müzik severlere söyleyeceğim biribirinden güzel şarkılarım hazır. Hepsi sırasıyla çıkmayı bekliyorlar.

Kendinizi bu piyasada nerelerde görüyorsunuz? Hedefiniz nedir?

Öncelikle kendimi hergün birşeyler daha öğrenen bir öğrenci, bir müzisyen olarak görüyorum. Her ne kadar yıllarımı bu işe vermiş olup, senelerce akademik eğitim almış ve bir çok yerde konser vermiş olsam bile… Hala öğreniyorum ve çalışıyorum. Her zaman yaptığınız şeyin daha iyisi mutlaka vardır diyerek.  Yavaş ama emin adımlarla tanınmaya başladım. Bu güzel birşey. Zaten hızlı ve sabun köpüğü olmak istemedim hiç bir zaman ve o tarz projelerden hep uzak durdum. En büyük hayalim çok daha büyük kitlelerle şarkılarımı paylaşmak ve konserlerimde ben şarkıya başlamadan beni sevenlerin şarkılarımı tek bir ağızdan şarkılarımı söylerken onları dinlemek.

Müzisyen biri olarak müzik dünyasından kimleri, ne tarz müzikleri dinlersiniz?

Ahmet Serkan MTV Öyküsünü Anlatıyor

Ben sadece gerçek sanatçı ve yorumcuları dinliyorum. Bunlardan bazıları tartışmasız Whitney Houston, Scorpions, Bon Jovi, Jose Carreras, Maria Callas, Bruno Mars, Jamiroquai ve Enrique Iglesias. 

Türk sanatçılardan tabii ki Sezen Aksu, Neşet Ertaş, Bülent Ortaçgil, Vedat Sakman, Leman Sam, Orhan Gencebay, Kenan Doğulu ve Tarkan.

Röportaj: Funda Alkan

16.11.2016
FACEBOOK
TWİTTER
İNSTAGRAM